Geminin Tek Yolcusu

Ayda bir sabah uyandığında kendini bir gemide buldu. Ne bir bavulu vardı ne de yola çıkmaya dair hazırlığı. Gemi ise çoktan limandan ayrılmıştı. Oysa o, hayatında hiç deniz bile görmemişti. Ne zaman binmişti bu gemiye? Kim sürüklüyordu onu bilinmezliklere?. Çocukluğundan beri onu bir yerlere ittiler. Doğru olan bu dediler. Sen bilmezsin, biz senin iyiliğini isteriz. ”Onlar konuştu, o sustu.” Onlar yön verdi, o itaat etti. Ve bir gün, kim olduğunu bile anlamadan bir geminin içinde buldu kendini. Şimdi göz alabildiğine uzanan denizdeydi. Ne karayı görebiliyordu ne de bir rota çizebiliyordu kendine. ”Belki bu kaçış değil, bir arayıştı.”

Denizin ortasında düşündü. Ev dediğimiz yer aslında neresiydi? Bir çatı mıydı, bir insan mıydı yoksa bir düşünce miydi. Kendi evinde bile yalnız hissetti. O gemide bildiği ve fark ettiği tek gerçek vardı: O da ” artık ne geçmişin yükleri vardı omuzlarında, ne yarın vardı. Sadece şu an vardı”. Gemi arada sallanıyordu ama artık dengedeydi.

Belki artık nereye gittiğini bilmiyordu ama ilk kez nereye gitmediğini biliyordu. Ve andaydı artık.

Umut ışığınız hiç sönmemesi dileğimle.

Önerilen makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir